Archive for Berceste Yazılar 1

İsti’dâd

Bed asla necâbet mi verir hiç üniforma
Zer-dûz palan ursan eşek yine eşektir

Ziya Paşa

Bed=kötü, soysuz
zer-dûz=som altın
necâbet=asalet

İSTİ’DÂD: Bir şeyin alınmasına, elde edilmesine ve kazanılmasına olan yatkınlık, doğuştan gelen kâbiliyet, kavrayış, anlayış. İ sti’dâd Allahü teâlânın ihsânıdır. Hazret-i Ebû Bekr isti’dâdı sebebi ile Peygamberimize sallallahü aleyhi ve sellem bir şey sormadan inanıverdi. Ebû Cehl’de isti’dâd kuvveti bulunmadığından, o kadar alâmet ve mûcizeler (peygamberlere mahsus âdet dışı hâdiseler) gördüğü hâlde, Peygamberliğe inanmak seâdeti (mutluluğu) ile şereflenemedi. (İmâm-ı Rabbânî rahmetullahi aleyh)

Yazının devamını oku »

Yorum Yapın

Hayâl

Hayâlin önümde, parlak ay gibi,
zulmeti gideren mehtâba benzer,
Bu âlem görünür bir serây gibi,
ışık olmayınca, zindâna benzer!

HAYÂL: Bir şeyi gördükten sonra veya görmeden önce zihinde şekillendirme. Hâfızanın yardımıyla zihinde bir şeyler canlandırma.

 

Yazının devamını oku »

Yorum Yapın

Fıtrat

Bed asla necâbet mi verir hiç üniforma,
Zer-dûz palan ursan eşek yine eşektir .
Ziya Paşa

Bed= Soysuz, Fenâ. Kötü. Çirkin. Yaramaz. şer. şeni’
Necâbet= Asalet, Neciblik, temiz soyluluk. Huy temizliği.
Zer-dûz= Som altın
Palan= Semer

FITRAT:

1. Hilkat, yaratılış.

El, ayak, göz, kulak, dil ve diğer âzâlar (organlar); kalbin emrinde ve hizmetindedir. Bu âzâlarda kalb dilediği gibi tasarruf eder (bunları kullanır) ve onları istediği yöne yöneltir. Bu âzâlar, fıtraten kalbe itâate (uymaya) mecbûrdur. Ona aslâ karşı gelip, isyân etmezler. (İmâm-ı Gazâlî rahmetullahi aley) Yazının devamını oku »

Yorum Yapın

İkâb

şâ zulm etmez , kuluna Hüdâsı!
Herkesin çekdiği, kendi cezâsı!

İKÂB: Cezâ, azâb, mihnet. Şiddetli azab, eziyet. Günâhın cezâsını vermek.

Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki:

Biliniz ki, muhakkak Allahü teâlânın (haram işleyenler için) ikâbı pek çetindir. Allahü teâlânın, (haramları terk edenlere) mağfireti (bağışlaması bol) ve merhâmeti çoktur. (Mâide sûresi: 98) Yazının devamını oku »

Yorum Yapın

Afiyet

Ni’mete kavuşanlara âfiyet olsun;
Zevallı âşık birkaç damla ile doysun.

Afiyet:Sağlık, selâmet, sıhhatli olmak. Genellikle insanlar arasında yemekten önce, yemek esnasında ve yemekten sonra “Afiyet olsun” deniyor. Konuşma ve sohbet anında da Sıhhat ve afiyetler dileriz deniyor. Bu ikisi aynı şey değildir. Sıhhat ayrı, afiyet ayrı şeylerdir. Birbirine benziyor ise de farklıdır, sıhhat sağlık demektir.

Yazının devamını oku »

Yorum Yapın

İnfâk

Şunlar kim, burada, gönüller yapar,
zekâtını verir, hem, fakîre bakar.
Alışda-verişde sünnete uyar,
İslâmiyyeti gözeten eller yanar mı?

İNFÂK:Nafaka verme. Besleme. Geçindirme.  Harcayıp tüketme.  Fakir olma.
Malı, Allahü teâlânın yolunda harcama. Nafaka zekat gibi verilmesi lâzım olan malı hak sâhibine verme.

Yazının devamını oku »

Yorum Yapın

Selâm(Es-Selâm)

Biz bu dünyâdan gider olduk,
Kalanlara selâm olsun.
Bizim için hayır duâ,
Kılanlara selâm olsun.
(Yûnus Emre rahmetullahi aleyh)

SELÂM (Es-Selâm):

Yazının devamını oku »

Yorum Yapın