Archive for Berceste Köşesi

Dans..!

Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi
 Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.
(Muhibbi-Kanuni Sultan Süleyman Han)

KÂNUNÎ VE FRANSA

Bütün mem­le­ke­tler­de, hat­ta is­lâm dün­ya­sı­nda bile bir me­de­ni­yet alâ­me­ti ola­rak ka­bul edi­len ve genç ih­ti­yar her­kes ta­ra­fın­dan ic­ra edi­len dans de­nen şey, ilk de­fa Kâ­nu­nî Sul Yazının devamını oku »

Reklamlar

Yorum Yapın

Fâidesi olmaz

Berceste; Öz, güzel, latif, ince anlamlı, kolayca hatırlanan, yapısı sağlam dize ya da beyit. Dize için daha çok mısra-ı berceste, beyit için de beyt-i berceste tanımlamaları kullanılır. genel anlamda bir şiirdeki en güzel dize ya da beyit de denebilir.

Koca Ragıp Paşa diyor ki; ” Eğer maksud eserse, mısra-ı berceste kâfidir! ” Yazının devamını oku »

Yorum Yapın

Mülk

Mülk-i dünyâ kimseye kalmaz sonu berbâd olur
Ey Muhibbî şöyle farzet kim Süleymân olmuşum
Muhibbî

(Dünya mülkü kalıcı değil ve berbat olmaya mahkûm; bunun idrakinde ol ey Süleyman)

MÜLK:
1. Sâhib olunan; insanın başkasının rızâsını ve iznini almadan kullanmağa hakkı olan şey.
Mülk maldır veya malın kendi değil, yalnız menfaatidir. Bir kimsenin her malı meselâ atı, nun mülküdür. Fakat her mülkü, meselâ kirâcının evi, malı değildir. (Ali Haydar Efendi rahmetullahi aleyh) Yazının devamını oku »

Yorum Yapın

Hayât

HAYÂT: Diri olmak, dirilik.

1. Allahü teâlâ hakkında bilmemiz vâcib olan sıfât-ı subûtiyye’den biri. Allahü teâlânın diri olması.

Allahü teâlânın kâmil (noksan olmayan) sıfatları vardır. Bunlar, hayât (diri olmak), sem’ (işitmek), basar (görmek), kudret (gücü yetmek), irâde (istemek), kelâm (söylemek) ve tekvîn (yaratmak)tır. Bu sekiz sıfata, sıfât-ı sübûtiyye ve sıfât-ı hakîkiyye denir. Bu sıfatları da kadîmdir. Yâni sonradan olma değildir. Kendinden ayrı olarak ayrıca vardır. Ehl-i sünnet âlimleri böyle bildirmektedir. (İmâm-ı Rabbânî rahmetullahi aleyh) Yazının devamını oku »

Yorum Yapın

Müntekim

Cümle eşya Hâlıkındır, kul eliyle işlenir,
Emr-i Bari olmayınca, sanma bir çöp deprenir!

Sual: (Allah intikam alır) demek caiz midir?
CEVAP: Allahü teâlânın intikam alması, suçluların cezalandırılması demektir. Allahü teâlânın intikam alacağını söylemek caiz ve gerekir. Herkesin ettiği kötülüklerin yanına kalmayacağını bildirmek gerekir. Yazının devamını oku »

Yorum Yapın

Livâ-i Hamd

Ümmetini sâna verdim ey habîb

Cennetîmi anlara kıldım nasîb
(Süleyman Çelebi rahmetullahi aleyh)

LİVÂ:Sancak.

Peygamber efendimizin râyesi, bayrağı siyâh idi. Livâsı daha küçük Olup, beyaz idi. (İmâm-ı Kastalânî) Peygamber efendimizin livâsının üzerinde “Lâ ilâhe illallahMuhammedün Resûlullah” yazılı idi. (Ebü’l Ferec ibni Cevzî) Tebük seferinde Resûlullah efendimiz, en büyük livâsını hazret-I Ebû Bekr’e ve en büyük bayrağını DA Zübeyr bin Avvâm’a verip taşıttırdı. (Vâkıdî) Yazının devamını oku »

Yorum Yapın

Merdud

NEFS
Bir ân gelir, Fir’avn, Şeddâd ve Nemrûd olur,
damarlarda dolaşan, Hannâs-ı merdûd olur.

(El-Hannâs) =(Hunus. dan) Geri çekilerek veya büzülerek, sinerek fırsat bulunca vesvese vermek için dönüp gelen. Sinsi şeytan. Besmeleyi işitince kaçan, gaflete dalınca musallat olan şeytan.

MERDÛD:
1.Reddedilen, kabûl edilmeyen.
Bir kimse, dinde olmıyan bir şey, bir yenilik meydana çıkarırsa, bu şey merdûddur. (Hadîs-i şerîf-Hadîka)
Allahü teâlânın düşmanlarını sevmek, insanı  Allahü teâlâdan uzaklaştırır. Teberrî etmedikçe, tevellî olmaz; yâni düşmandan uzaklaşmadıkça,  dosta dostluk olmaz.

Yazının devamını oku »

Yorum Yapın

Older Posts »