Archive for Ocak, 2012

Meşâyıh

Ey Niyâzî, Hakka vuslat, herkese olmaz nasîb,
güneşden zıyâ alacak, ay gibi insan gerek!

MEŞÂYIH: Şeyhler, velîler, evliyâ. Şeyh kelimesinin çoğuludur.
Bir kimse, meşâyıhın ervâhı (ruhları) hep hâzırdır, bilirler dese, îmânı
gider.

Yazının devamını oku »

Reklamlar

Yorum Yapın

Merdud

NEFS
Bir ân gelir, Fir’avn, Şeddâd ve Nemrûd olur,
damarlarda dolaşan, Hannâs-ı merdûd olur.

(El-Hannâs) =(Hunus. dan) Geri çekilerek veya büzülerek, sinerek fırsat bulunca vesvese vermek için dönüp gelen. Sinsi şeytan. Besmeleyi işitince kaçan, gaflete dalınca musallat olan şeytan.

MERDÛD:
1.Reddedilen, kabûl edilmeyen.
Bir kimse, dinde olmıyan bir şey, bir yenilik meydana çıkarırsa, bu şey merdûddur. (Hadîs-i şerîf-Hadîka)
Allahü teâlânın düşmanlarını sevmek, insanı  Allahü teâlâdan uzaklaştırır. Teberrî etmedikçe, tevellî olmaz; yâni düşmandan uzaklaşmadıkça,  dosta dostluk olmaz.

Yazının devamını oku »

Yorum Yapın

Haşr

Ölmeden önce ölerek, kabri ve haşri görüp,
Mâlik-ül-mülk huzûrunda, kalbi hem hayrân gerek!
………………………………………………………………
Ey Niyâzī, Hakka vuslat, herkese olmaz nasīb,
güneşden ziyâ alacak, ay gibi insan gerek!
Niyâzî Mîsrî

HAŞR:

Toplanma, bir araya gelme. Allahü teâlânın bütün insanları, melekleri, cinleri, şeytanları ve diğer hayvan ve kuşları, gökte, yerde, denizde ne kadar büyük ve küçük canlı var ise, hepsini kıyâmet kopmasından (dünyânın son bulmasından) sonra diriltip, dünyâda yaptıklarının hesâbını vermek üzere Arasât denilen meydanda toplaması.

Yazının devamını oku »

Yorum Yapın