Mevt

Mevt şerbeti içilince,
Beyaz kefen biçilince,
Bir yerimiz açılınca,
Örtenlere selam olsun.
Yunus Emre

Mevt=ölüm Canlı, cansız her şeyin belli bir ömrü vardır. Allahü teâlâ, her şeyi, zamanı gelince yaratmakta, ömrü bitince de, yok etmektedir. İnsanın ömrü de, çok kısadır.

Ölümün her an geleceğini düşünmelidir. Zira Enbiya suresinin otuzbeşinci ve Ankebut suresinin elliyedinci âyet-i kerimelerinde mealen; (Her canlı, ölümün tadını tadacaktır!) buyurulmuştur.

Bunun için, her insan ölecektir. Ölümden kurtuluş yoktur. Hadis-i şerifte; (Ömrü uzun, ibadetleri de çok olana müjdeler olsun!) buyuruldu.

Sıhhatin, gençliğin ölüme mani olmadıklarını unutmamalıdır. Çocuklardaki ve gençlerdeki ölüm sayısının, yaşlılardaki ölüm sayısından çok olduğunu istatistikler göstermektedir. Çok hastaların iyi olup yaşadıkları, çok sağlam kişilerin çabuk öldükleri her zaman görülmektedir. Hadis-i şerifte; (Ölümü çok hatırlayınız. Onu hatırlamak, insanı günah işlemekten korur ve ahirete zararlı olan şeylerden sakınmaya sebep olur) buyuruldu.

Ölmek Yok olmak mıdır?

Ölmek, yok olmak değildir. Varlığı bozmıyan bir işdir. Mevt, rûhun bedene olan bağlılığının sona ermesidir. Rûhun, bedenden ayrılmasıdır. Mevt, insanın bir hâlden başka bir hâle dönmesidir. Bir evden, bir eve göç etmekdir. Ömer bin Abdül’azîz “rahmetullahi aleyh” buyurdu ki, (Sizler, ancak ebediyyet, sonsuzluk için yaratıldınız! Lâkin bir evden, bir eve göç edersiniz!). Mevt, mü’mine hediyyedir, nimetdir. Günâhı olanlara musîbetdir. Fakîrlere râhat, zenginlere azâbdır. Akl, Allahü teâlânın hediyyesidir. Cehâlet, doğru yoldan çıkmağa sebebdir. Zulm, insanın çirkinliğidir. İbâdet, gözün nûru olan, sevinc ve neş’edir. Allah korkusundan ağlamak, kalbin cilâsıdır. Kahkaha ile gülmek, kalbin zehridir. İnsan, ölümü istemez. Hâlbuki mevt, fitneden hayrlıdır. İnsan yaşamağı sever. Hâlbuki mevt, ona hayrlıdır. Sâlih olan mü’min, mevt ile, dünyânın eziyyet ve yorgunluğundan kurtulur. Zâlimlerin ölümü ile, memleketler ve kullar râhata kavuşur. Din düşmanlarından bir zâlimin ölümünde, hâtıra gelen eski bir Beyt:

Ne kendi etdi râhat, ne âleme verdi huzûr,
yıkıldı gitdi cihândan, dayansın ehl-i kubûr.

Mü’minin rûhunun bedenden ayrılması, esîrin habsden kurtulması gibidir. Mü’min öldükden sonra, bu dünyâya geri gelmek istemez. Yalnız şehîdler, dünyâya geri gelip, bir dahâ şehîd olmak ister. Dünyânın iyiliği gitdi. Kederleri kaldı. Bundan dolayı ölüm, her müslimân için hediyyedir. Bir adamın dînini, ancak kabri korur. Mü’minlere yapılacak ikrâmlardan birincisi, ölümdeki sevincdir. Mü’mini râhatlandıran, ancak Allahü teâlâya kavuşmakdır.

İnsan ölünce, ruhu bedenden ayrılır. İnsanın dünyada iken yaptığı iyi işleri, imanı ve güzel ahlakı, nurlar, ışıklar, bostanlar, çiçekler, köşkler, inciler şeklini alırlar. Cahilliği, sapıklığı, kötü huyları da, ateşler, karanlıklar, akrepler, yılanlar şeklinde görünürler. İmanlı ve iyi huylu ruh, nimetleri Cennetlere kendi götürmektedir. Kâfir ve fasık ruhlar da, ateşleri, azabları, kendisi birlikte götürür. Ruh, bu cisim aleminde kaldıkça, yüklendiği bu şeyleri anlayamaz. Bedene bağlılığı ve cisim alemine dalmış olması, onları anlamasına mani olur. Ruh, bedenden ayrılınca, bu engeller kalmaz. O zaman, kendinde bulunan iyi ve kötü yükleri, onlara uygun şekillerde görmeye başlar.

Her Müslümanın, ölüme hazırlanması lazımdır. Ölümü her an hatırlaması gerekir. Hazret-i Ömer’in(radıyallahu anh) yüzüğünde Kefa bil-mevt vaizan ya Ömer yazılı idi. Manası, Ya Ömer, vaiz(nasihatçı) olarak ölüm kâfidir demektir. Ya Ömer kısmı hariç, hadis-i şeriftir. (Taberani)
Nitekim, Hazret-i Ömer (radıyallahu anh) bir kimseye her gün birkaç kere gelip, ölümü hatırlatsın diye birkaç akçe tayin etmişti. Her vakit o kimse gelip, ölümü ona hatırlatırdı. Bir gün o şahsın vazifesine son verdi. Şahıs kusur mu ettim diye üzülünce, buyurdu ki, senin gelip ölümü hatırlatmana ihtiyacım kalmadı. Zira sakalıma ak düştü. Sakalın akı ise ölümün habercisidir. Daima göz önünde olup, ölümü hatırlatır. (Menakib-i Çihar-i Yari Güzin)

Ölümü günde yirmi kere hatırlayanın şehid olarak öleceği hadis-i şerifle bildirilmiştir.
İbni Âbidin hazretlerinin Redd-ül muhtar kitabındaki bir hadis-i şerifte, Müslüman olmak şartı ile günde 25 kere “Allahümme barik li filmevt ve fi-ma bad-el-mevt” okuyan, kimselerin şehid olarak öleceği bildirilmektedir.

 

Ölüm ansızın gelir

 

Dünyaya sarılırken,
Ölüm ansızın gelir.
Boş işle yorulurken,
Ölüm ansızın gelir.

Deseler inanmazsın,
Ölümü hiç anmazsın,
Sıra bende sanmazsın,
Ölüm ansızın gelir.

Kötü şeyler edersin,
Tevbe ederim dersin,
Uzun emel güdersin,
Ölüm ansızın gelir.

Bak gözlerin kararmış,
Betin benzin sararmış,
Demek seni ararmış,
Ölüm ansızın gelir.

Dünya için koşarken,
Zevk içinde coşarken,
Bardağından taşarken,
Ölüm ansızın gelir.

Dünya işi bitmeden,
Henüz hacca gitmeden,
Tevbe bile etmeden,
Ölüm ansızın gelir.

Yunus, dünya halinden,
Haber verdin ölümden,
Beklemezken aniden,
Ölüm ansızın gelir.

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: