Zâlim,zulm

Zâlim yine bir zulme giriftâr olur âhir
Elbet olur ev yıkanın hânesi vîrân

Ziya Paşa

“Başkalarına zulmedenler sonunda kendileri de zulme uğrarlar”

ZÂLİM:

 

1. Zulm eden, müslümanlara ve İslâmiyet’e; eli ile, dili ile ve kalemi ile zarar veren,

başkalarının hakkına tecâvüz eden.

Zâlimin çok yaşamasına duâ etmek, Allahü teâlâya isyân olunmasını istemektir.

(Hadîs-i şerîf-Berîka)

Zâlime yardım eden, ondan zarar görür. (Hadîs-i şerîf-Ahmed bin Abdülehad)

Bir zâlime yardım edene Allahü teâlâ o zâlimi musallat eder. (Hadîs-i şerîf-Berîka)

Ananın-babanın çocuğuna olan ve mazlûmun, zâlime olan bedduâları red olunmaz.

(Hadîs-i şerîf-Berîka)

Sabah ve akşam tevbe etmeyen kimse zâlimlerdendir. (İmâm-ı Mücâhid)

Âsi ve fâsıklarla arkadaşlık etmemeli, fıskı çok olanlardan çok kaçınılmalıdır.

Zâlimlerden, müslümanlara eziyyet edenlerden daha çok kaçmalıdır. (Abdülhakîm Arvâsî)

2. Allahü teâlâya inanmayan kâfir.

Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyuruyor ki:

Allahü teâlâ zâlimleri sevmez. (Âl-i İmrân sûresi: 57 ve 140)

 

ZULM (Zulüm):

 

Adâletsizlik, adâletin sınırını aşmak, başkasının hakkına tecâvüz etmek. Bir şeyi kendi yerinden başka bir yere koymak, haksızlık.

Allahü teâlâ Kur’ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki:

Allahü teâlâ kullarına zulm etmez, haksızlık etmez. Onlar kendilerini azâba, acılara sürükleyen bozuk düşünceleri, çirkin işleri ile kendilerine zulm ve işkence ediyorlar. (Nahl sûresi: 33)

Zulme mâni olarak zâlime de, mazlûma da yardım ediniz. (Hadîs-i şerîf-Eşî’at-ül-Lemeât)

Allahü teâlâ buyurdu ki: “Ey kullarım! Ben kendi nefsime zulmü harâm ettim. Onu sizin aranızda da harâm kıldım, birbirinize zulüm yapmayınız…” (Hadîs-i

kudsî-Nesâih-ul-İbâd)

Benden sonra ümmetim için üç şeyden korkarım. İmâmların (devlet adamlarının) zulmünden, nücûma (yıldız falına) inanmaktan, kaderi yalanlamaktan. (Hadîs-i şerîf-İhyâu-Ulûmiddîn)

Ey oğul! Şakîlerin (kötü kimselerin) alâmeti sende bulunmasın. Bu alâmetlerin evveli zulm etmektir. Zulüm üç kısımdır. Birincisi Allahü teâlâya âsî olmak, ikincisi zulmeden kimselere yardım etmek; üçüncüsü kendi emri altında bulunanlara ezâ-cefâ etmek, onların ibâdet yapmalarına mâni olmak. Bu üç çeşit zulmü işleyenlerin varacakları yer Cehennem’dir. (Süleymân bin Cezâ rahmetullahi aleyh)

Her müslüman hem îmânını korumaya, kaptırmamaya çalışmalı, hem de Allahü teâlâya ve O’nun Peygamberine inanmayan kâfirleri sevmemelidir. Fakat sevmediklerine de kötülük ve zulüm yapmamalı, kâfirlere ve bid’at sâhiplerine tatlı dil ve güler yüz ile nasîhat etmelidir.

Onların felâketten kurtulmalarına, seâdete kavuşmalarına çalışmalıdır. (Hâdimî)

Sana zulmedeni affet. Amelinle mağrur olmaktan sakındığın gibi, ilimle gururlanmaktan sakın. Yakınının, fakirin ve komşunun hakkını gözet. Konuşmadan hoşlanmayanın yanında konuşma. Mazlum kardeşine yardım et. Zamânını iyi değerlendir. (Harputlu Hacı Ömer Efendi rahmetullahi aleyh)

Zımmîye yâni gayr-i müslim vatandaşa zulm etmek, müslümana zulm etmekten daha fenâdır. Hayvana zulm, işkence etmek, zımmîye etmekten daha fenâdır. (Alâüddîn Haskefî rahmetullahi aleyh)

 

Hâşâ zulm etmez kuluna Hüdâsı,

Herkesin çektiği kendi cezâsı

(M. Sıddîk Gümüş rahmetullahi aleyh)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: