Fırka-i nâciye, Fırka-i dâlle

 

Beyit-i Berceste

Yetmişüç fırkadan ancak (Ehl-i Sünnet) kurtulan.
Resûlullah
ın yolunu onlardı
r bize sunan!
Hüseyn bin Sâid rahmetullahi aleyh

 

FIRKA:

Cemâat, topluluk, bölük, grup.

Allahü teâlâ Kur’ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki:

Ey Peygamberim! Dinde fırka fırka ayrılanlarla senin hiç bir ilgin yoktur. Onların

cezâlarını Allahü teâlâ verecektir. Kıyâmet günü Allahü teâlâ, dünyâda işlediklerini onlara

hatırlatacaktır. (En’âm sûresi: 159)

Benî İsrâil, yetmiş bir fırkaya ayrılmıştı. Bunlardan yetmişi Cehennem’e gidip, ancak

bir fırkası kurtulmuştur. Nasârâ (hıristiyanlar) da yetmiş iki fırkaya ayrılmıştı. Yetmiş biri

Cehennem’e gitmiştir. Bir zaman sonra benim ümmetim de yetmiş üç kısma ayrılır.

Bunlardan yetmiş ikisi Cehennem’e gidip, yalnız bir fırkası kurtulur. Cehennem’den

kurtulan fırka, benim ve Eshâbımın gittiği yolda gidenlerdir. (Hadîs-i şerîf-Tirmizî)

Doğru yol Ehl-i sünnet yoludur.Peygamber efendimiz ve Eshâbının gittiği doğru yol, Ehl-i

sünnet âlimlerinin gösterdiği yoldur. Zamanla yanlış fırkalar unutuldu. Şimdi, İslâm

memleketlerinin çoğu bu doğru fırkadadır. (M. Sıddîk bin Saîd rahmetullahi aleyh)

Fırka-i Dâlle:

Âyet-i kerîmelere ve hadîs-i şerîflere kendi görüş ve akıllarına göre mânâ vererek, doğru

yoldan ayrılıp dalâlete (yanlış ve bozuk yollara) sapmış fırkalardan her biri.

Fırka-i dâlleden hiç kimseye evliyâlık kemâlleri (üstünlükleri), mânevî yüksek hâller,

tasavvuf zevkleri verilmemiştir. (Abdülhak-ı Dehlevî rahmetullahi aleyh)

Fırka-i dâllenin ortaya çıkmasının sebebi Kur’ân-ı kerîme ve hadîs-i şerîflere yanlış mânâ

vermeleridir. (Seyyid Abdülhakîm Arvâsî rahmetullahi aleyh)

Fırka-i Nâciye:(Ehl-i Sünnet ve Cemâat)

Kurtuluş fırkası. Cehennem’den kurtulacağı bildirilen fırka. İslâm dîninde doğru îtikâd

üzere olanlar. Peygamber efendimiz ve Eshâbının ve bu büyüklere tâbi olan Ehl-i sünnet

âlimlerinin yolunda bulunanlar .

Ey mü’minler! Ehl-i sünnet ve cemâat denilen fırka-i nâciyenin yoluna sarılınız! Çünkü,

Allahü teâlânın yardımı, koruması ve saâdete ulaştırması, yalnız bu yolda bulunanlar içindir.

Allahü teâlânın gadabı ve azâbı, bu fırkadan ayrılanlar içindir. (Seyyid Ahmed Tahtâvî rahmetullahi aleyh)

Hadîs-i şerîfte, müslümanların yetmiş üç fırkaya ayrılacakları bildirildi. Bu yetmiş üç

fırkadan herbiri kendilerinin fırka-i nâciye olduklarını söylemektedir… Hâlbuki fırka-i

nâciyenin alâmetini, işâretini Peygamber efendimiz şöyle bildirmektedir: “Bu fırkada

olanlar, benim ve Eshâbımın gittiği yolda bulunanlardır.” İslâmiyet’in sâhibi kendini

söyledikten sonra, Eshâb-ı kirâmı da söylemesine lüzûm olmadığı hâlde, bunları da

söylemesi; “Benim yolum, Eshâbımın gittiği yoldur. Fırka-i nâciyenin yolu, yalnız Eshâbımın

gittiği yoldur” demektir. Eshâb-ı kirâmın yolunda giden, hiç şüphe yok ki, Ehl-i sünnet ve

cemâat fırkasıdır. (İmâm-ı Rabbânî rahmetullahi aleyh)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: