ÂB-I HAYÂT

Yunus Emre de bir şirinde;

Yunus Emre bu dünyada iki kişi kalır derler,
Meğer HIZIR, İLYAS ola, Âb-ı hayat içmiş gibi ÂB-I HAYÂT:İçene ölümsüz bir hayat verdiğine inanılan su. Âb, Farsça’da “su”, hayat ise Arapça’da “yaşam” demektir.Hayat suyu. Saf ve berrak su. “İnce ve derin mânâlı söz. Tasavvufta mürşid-i kâmil denilen evliyâ zâtların, insanların mânen canlı, kalblerinin uyanık olmalarına vesîle olan mübârek sözleri, mânevî nazarları (bakışları) ve kıymetli kalblerinden fışkıran teveccüh. Bir şeyin kıymetini kuvvetli bir şekilde ifâde için de kullanılır. Âb-ı hayevân, Âb-ı Hızır, Âb-ı zindegânî, Âb-ı bekâ da denir.
Yunus Emre de bir şirinde;
Yunus Emre bu dünyada iki kişi kalır derler Meğer HIZIR, İLYAS ola, Âb-ı hayat içmiş gibi Evliyânın bâtınları, kalbleri âb-ı hayâttır. Bir katre (bir damla) tadan, ölümsüz hayâtı bulmuş ve sonsuz seâdete, mutluluğa kavuşmuş olur. (İmâm-ı Rabbânî rahmetullahi aleyh)Her sözünüz kalbime âb-ı hayât katresi,
Senden başka rûhumun yok kurtuluş çâresi
(Lâ Edrî)Âb-ı hayât olmayıcak kısmet ey gönül
Bin yıl gerekse Hızır ile Seyr-i Skender et.
(Zeyneb Hâtun)  Nuh aleyhisselam zamanında yaşadığı ve Âb-ı hayât otunu bulup onu yılanın yediği anlatılan Gılgamış destanını hepimiz duymuş veya okumuşuzdur. Bu olay; Çok tanrılı inanışa sahip yunan felsefecilerinin uydurduğu İslamiyetin bildirdiği inanç ve itakada ters inanışlarla anlatılmaktadır. Aynı durum evrim konusunda da işlenmekte ve ilk insan Adem aleyhisselemın Allahu teala tarafından yaratıldığı  inkâr edilmekte ve sinsi bir şekilde müslümanların itikadı bozulmak istenmektedir. Müslümanlar islâm düşmanlarının uydurduğu böyle bozuk itikadlalara inanmamalı ve Ehi sünnet alimlerinin bildirdiği inanç ve itikatdan ayrılmayıp imanlarını muhafaza etmelidir.
İşte  O Gılgamış Destanından bir bölüm:(…..Ancak Utnapiştim, tanrı Ea’nın uyarısı üzerine ailesini, çeşitli zenaat erbabını, hayvan ve bitki türlerini içine alacak yedi bölümden oluşan bir gemi inşa eder. Yedi gün, yedi gece süren ve yeryüzünün sularla kaplandığı tufan sonunda Utnapiştim’in gemisi Nisir Dağı’nın tepesinde karaya oturur.Utnapiştim, Gılgamış’tan, genç kalmanın sırrının, denizin diplerinde bulunan bir bitkide olduğunu saklamaz. Kral sevinçle denizin diplerine dalar ve otu bulur. Ancak Gılgamış’ın yorgunluktan uykuya dalmasından yararlanan bir yılan, otu yutuverir. Destan, yılanların her bahar deri değiştirmesini bu olaya bağlamıştır. Ebediyen varolma şansını yitiren Gılgamış deliye döner. Çaresiz bir biçimde geldiği Uruk’a geri döner…..)

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: