Olup nâdim elim çektim hevâdan,
Pâk ettim kalbimi hubb-ı sivâdan.
Yüzüm dergâhına döndüm ilâhî,
Kapundan etme red, bu pür günâhı.
(Muhammed bin Receb rahmetullahi aleyh)
HUBB-I DÜNYÂ:
Dünyâ sevgisi. Ölümden sonra işe yaramayacak olan şeylere düşkün olmak. Dünyâ;
haramlar, mekruhlar ve Allahü teâlâyı unutturan her şeydir.
Hubb-ı dünyâ arttıkça, âhirete olan zarar da artar. Âhiret sevgisi arttıkça, dünyânın
ona zararı azalır. (Hadîs-i şerîf-Mektûbât-ı Rabbânî)
Hubb-ı dünyâ, günahların başıdır. (Hadîs-i şerîf-Mektûbât-ı Rabbânî)
HUBB-I SİVÂ=MÂSİVÂ:
Allahü teâlâdan başka her şey. Âlem, tabîat, mahluklar.
Allahü teâlâyı tanıyan, mâsivâdan yüz çevirir. (Ca’fer-i Sâdık rahmetullahi aleyh)
Akla hayâle gelen, düşünülen, görülen her şey mâsivâdır. (İmâm-ı Rabbânî rahmetullahi aleyh)
Dervişlik, yalnız bir yere çekilip oturmak, gökte uçmak, dağda ve mağarada bulunmak
değildir. Dervişlik; gönlü, mâsivâdan çevirmektir. Kalb bir ayna gibidir. Karşısına gelen her
şeyi gösterir. Kalbden mâsivâ silinip atıldığı zaman, kalbde Allah sevgisinden başka hiçbir
şey kalmaz. (Kâdı Muhammed Semerkandî rahmetullahi aleyh)
Bize ve size her şeyden önce lâzım olan şey, kalbi Allahü teâlâdan başka şeylerin
hepsinden kurtarmaktır. Kalbin bu selâmete erebilmesi için, Hak teâlâdan başka hiçbir şeyin
kalbden geçmemesi lâzımdır. Kalbden hiçbir şeyin geçmemesi için de mâsivâyı unutmak
lâzımdır. Bunları unutmağa fenâ denir. (İmâm-ı Rabbânî rahmetullahi aleyh)