Mısrai Berceste:
Ehl-i dil söyleyemez derdini Allah’a bile!
(Said bey)
Arşiv Mart, 2007
MUHLAS,MUHLİS
TAMA’
Kötü huylardan sefer etse kişi,
hüsnü ahlâk şehrine girse kişi!
Küfr-ü inkârdan geçip nefs-i denî,
burda olur, hâlisiyyet ma’deni.
Sünnnet Çeşitleri
Sünnet-i Gayri Müekkede:
(Kuvvetli olmayan sünnet) Peygamber efendimizin, ibâdet maksadı ile arasıra yapıp, arasıra terk ettikleri işler ve ibâdetler. Buna, müstehâb da denir. İkindi ve yatsı namazlarının ilk dört rek’atlik sünnetleri, sünnet-i gayr-i müekkededir. (İbn-i Âbidîn) Yazının devamını oku »
SÜNNET
SÜNNET: Yol, kânun, âdet.
1. Peygamber efendimizin mübârek sözleri, işleri ve görüp de mâni olmadığı şeyler.Unutulmuş bir sünnetimi meydana çıkarana yüz şehîd sevâbı vardır. (Hadîs-işerîf-Hadîka)On şey sünnettir: Bıyığı kısaltmak, sakalı uzatmak, misvâk kullanmak, mazmaza (ağıza su alma), iştinşak (buruna su çekme), tırnak kesmek, ayak parmaklarını yıkamak, koltuk altını temizlemek, kasıkları temizlemek, su ile istincâ (önden ve arkadan necâset, pislikçıkan yerleri temizlemek). (Hadîs-i şerîf-Tebyîn-ül-Hakâyık) Yazının devamını oku »
AFÜVV (El-Afüvv)
AFÜVV (El-Afüvv):
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Afvı çok olan, günâhlardan, hatâ ve kusurlardan dolayı cezâlandırmayan, günahları affedip amel defterinden silen. Yazının devamını oku »
ÂDET
ÂDET:
1. Bir şehir ve memleketteki insanların, yapageldikleri usûller, gelenekler, alışılmış şeyler. An’ane, örf. Her memleketin âdeti başka başkadır. Hattâ bir memleketin âdeti zamanla değişir. Yazının devamını oku »
AHD
AHD: Söz vermek.
Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki:
Rabbinizle ve diğer insanlarla olan ahdinize vefâ ediniz, zîrâ kıyâmette ahd sâhibinden, ahdini bozmasının sebebi sorulur. (İsrâ sûresi: 34) Yazının devamını oku »
FENÂ
Bir kimsede hâsıl olmazsa fenâ,
Hak teâlâya yol bulamaz aslâ.
(İmâm-ı Rabbânî rahmetullahi aleyh) Yazının devamını oku »
ÂB-I HAYÂT
Yunus Emre de bir şirinde;
Yunus Emre bu dünyada iki kişi kalır derler,
Meğer HIZIR, İLYAS ola, Âb-ı hayat içmiş gibi Yazının devamını oku »
AKL (Akıl)
Herşeyi akl-ı sakîmle çözmek isteyen kişi,
Tahta ayak takmış kimselere benzer.
Kısa aklına uydurmak ister her işi,
Dün yaptığını, bugün bozmak ister.
(İmâm-ı Rabbânî rahmetullahi aleyh)