Ey Niyâzî, Hakka vuslat, herkese olmaz nasîb,
güneşden zıyâ alacak, ay gibi insan gerek!
MEŞÂYIH: Şeyhler, velîler, evliyâ. Şeyh kelimesinin çoğuludur.
Bir kimse, meşâyıhın ervâhı (ruhları) hep hâzırdır, bilirler dese, îmânı
gider.
Ey Niyâzî, Hakka vuslat, herkese olmaz nasîb,
güneşden zıyâ alacak, ay gibi insan gerek!
MEŞÂYIH: Şeyhler, velîler, evliyâ. Şeyh kelimesinin çoğuludur.
Bir kimse, meşâyıhın ervâhı (ruhları) hep hâzırdır, bilirler dese, îmânı
gider.
NEFS
Bir ân gelir, Fir’avn, Şeddâd ve Nemrûd olur,
damarlarda dolaşan, Hannâs-ı merdûd olur.
(El-Hannâs) =(Hunus. dan) Geri çekilerek veya büzülerek, sinerek fırsat bulunca vesvese vermek için dönüp gelen. Sinsi şeytan. Besmeleyi işitince kaçan, gaflete dalınca musallat olan şeytan.
MERDÛD:
1.Reddedilen, kabûl edilmeyen.
Bir kimse, dinde olmıyan bir şey, bir yenilik meydana çıkarırsa, bu şey merdûddur. (Hadîs-i şerîf-Hadîka)
Allahü teâlânın düşmanlarını sevmek, insanı Allahü teâlâdan uzaklaştırır. Teberrî etmedikçe, tevellî olmaz; yâni düşmandan uzaklaşmadıkça, dosta dostluk olmaz.
Ölmeden önce ölerek, kabri ve haşri görüp,
Mâlik-ül-mülk huzûrunda, kalbi hem hayrân gerek!
………………………………………………………………
Ey Niyâzī, Hakka vuslat, herkese olmaz nasīb,
güneşden ziyâ alacak, ay gibi insan gerek!
Niyâzî Mîsrî
HAŞR:
Toplanma, bir araya gelme. Allahü teâlânın bütün insanları, melekleri, cinleri, şeytanları ve diğer hayvan ve kuşları, gökte, yerde, denizde ne kadar büyük ve küçük canlı var ise, hepsini kıyâmet kopmasından (dünyânın son bulmasından) sonra diriltip, dünyâda yaptıklarının hesâbını vermek üzere Arasât denilen meydanda toplaması.
Ne fenâlık görsen elden sanma, sendendir bütün
Müstakîm ol, Hazret-i Allâh utandırmaz seni
Diyarbakırlı Said Paşa
Sual: Dünya ve ahiret işlerini düzgün yapan, kaliteli şiir yazan, namazı çok düzgün
kılan çok kabiliyetli bir insanın yaptığı iyi işlerden dolayı kendi kendine iftihar etmesi
günah mıdır? Yazının devamını oku »
Asuman secde künet, Behri zemîni ki deru.
yek dü kes, yek dü nefes. Behri Hüda binişinent.
Abdülhakim Arvasi (rahmetullahi aleyh)
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Asuman; gökler demektir.
Gökler secde eder, yâni imrenir. Gökler’den maksat, gökdekiler demektir.
Göklerdeki melekler imrenir, gıpta eder. Cennet, altıncı kattaki göktedir. Yazının devamını oku »
Ben gelmedim dav’i için, benim işim sevi için
Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmağa geldim
Yunus Emre (rahmetullahi aleyh)
Sual: Yunus Emre bir şiirinde, (Bir gönül yapmak, yüz Kâbe’yi yapmaktan iyidir) dediği gibi, (Kalb kırmak, Kâbe’yi yıkmaktan daha kötüdür) de deniyor. Kalb niye Kâbe’den daha kıymetlidir?
TEVÂZU’ (Tevâdu’):
Alçak gönüllülük; kendisini başkaları ile bir görmek, başkalarından daha üstün ve daha aşağı görmemek.
Bakın ne diyor hikmet vadisinin eşsiz şâiri Nâbî
Zillet erbâbı olur nezd-i ilâhîde azîz
Halk câmi’de el üzre götürür pâ-bûsun
[Allah için tevazu edeni Allah yüceltir. Akşama kadar ayak altında ezilen pabuç, camide el üstünde taşınmıyor mu?]
Yazının devamını oku »
Ten fânîdür cân ölmez, çün gitdi girü gelmez
Ölür ise ten ölür, cânlar ölesi değül
Yunus Emre (Rahmetullahi aleyh)
Beden ölse de ruhlar ölmez
Sual: Vehhabiler diyor ki:
Acz’ü niyâz olur gene olursa çâresâz ,
Yoksa gurur vâsıta-ı mağfiret m’olur
Nâbi
MAĞFİRET:
Örtme; Allahü teâlânın, kullarının günâhlarını bağışlaması.
Yazının devamını oku »